büyülü şehir

12/7/2009 · Kategori: siir

Büyülü Şehir
Sisli bir İstanbul sabahı geleceksin şehre.
Tam da boğazla sevişirken ineceksin sisten.
Önceleri rahatsız olacaksın sesten.
Sevmemek kolay gelecek önce bu koca şehri.
Ardından toz tutmuş yeşili çekecek seni.
Gizlice tepelere çıkacak,
Denizin doldurduğu siluete gözlerini dikeceksin.
Her vapur seni çağıracak sanki.
Karşı koyamayıp bineceksin.
Bir İstanbul sabahı vapurda
Çay kaşıklarının şıngırdayan sesine aşık olacaksın.
Bir martının gelip seni süzmesi rahatsız etmeyecek artık.
İnsanların şehrin büyüsüne kapılıp neler yaptığını göreceksin sonra.
Birden ezan sesi duyulacak bir kulağında,
Derken diğerinde de...
Bir kaç saniye sonra büyüleyecek
Birbirini takip ederek çınlayan şehir seni...
Aşık olacaksın ardından.
Milyonlarca başka insanın aynı tencerenin kapağından süzülen
Su damlacıklarına ne kadar çok benzediklerini fark edeceksin
Ve bunu seveceksin.
Bir tabloya baktığına İstanbul geçecek aklından...
Dinlediğin şarkılar, okuduğun kitaplar...
Hepsi İstanbul diye haykıracak sana...
Sonra bir gün kız kulesinin ardında batan güneşi gördüğünde aşık olacaksın...
Hapsolmuş prensesi kıskanacaksın tüm gece,
Adaların birbirleriyle oynayan ışıkları seyrederken.
Git diyecek içinden bir ses buralardan,
Onu susturacaksın fark etmeden.
Bir gün aşık olduğun kadın çıkacak karşına İstanbul'u izlerken.
Yalnız gezen her kayık ve
İki kişinin doldurmadığı denize bakan her bank dert olacak içine...
İnsanların içinde onu arayacaksın,
Herkesin yüzüne bakacaksın yine de onu bulamayacaksın...
Her manzara gördüğün başka bir keşke olacak.
İstanbul'un siluetinde onu göreceksin, uzanmış...
Ve terk edeceksin bu büyülü şehri.
Doğduğun yerin birkaç adım uzağından.
Ne o seni hatırlayacak ne de sen onu...
                                                                                       cirakkalem


Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım