VE ŞİMDİ AYRILIK ELİNDE SİLAHI

2007-05-17 14:00:00

  BU ŞİİRİ RAP DİNLEDİĞİM ZAMANLARDA YAZMIŞTIM SÖZLER KESİNLİKLE ALINTI DEĞİL AMA ÇOK DERİN Bİ ETKİLENME SÖZ KONUSU OLDUĞUNU İTİRAF ETMELİYİM.. AKLINIZDAN BİR MELODİ UYDURUP OKUYUN... ANLAŞILIR   VE ŞİMDİ AYRILIK ELİNDE SİLAHI Ve şimdi ayrılık elinde silahı Boynumdaki mermisi Ve gözlerimdeki acı Hep mi solmayan güllere dökülür Bu lanet gözyaşı ! Olmak için doğduğum insan mıyım Yoksa doğmak için olduğum mu ? Birkaç renkli kağıt mı biçer insanın değerini Yoksa geoit dediğimiz bu şekil Bir travma mı beyindeki ? Var mı yok yoksa yok mu var ? Ya da hiç olmayan şeylerin neden hep  sonu var ? Gerçekler mi yalan yoksa gözlerim mi kör ? Hep çek git mi denir kalbiyle gelenlere ? Ayakları kullanmak mı farz bu dünya şehrinde ? Gözlerimi  kör ettin yetmez mi ? Olayların içindeki kahraman olmak için insan ter dökmez mi ? Gül bahçelerinin de mi bir sonu var ! Lanet olsun buna ki son sondan önce ! Ve olmamalı artık bu bana işkence !                                                   CIRAKKALEM... Devamı

şiirin ismi depresif megoloman... ne demek istediğimi anlayacaks

2007-05-17 13:51:00

DEPRESİF MEGOLOMAN bu şehirde yıkılmadık taş  , girilmedik kalp kalmayacak! dostluk için yanan ateşi su püsküren ejderhalar söndürebilir ancak !   attığım her çentik bir ömür boyu kalacak baktığım her yer alev alev yanacak içimdeki öfke sevginin anahtarı olacak yükselen demir kapı bana dayanamayacak!   yanıma gelen herkes fark etmeden yanacak yanmak için bir ömür her dediğimi yapacak gözlerine baktığım sonsuz kölem olacak zincire vurulmak için bana yalvaracak !   okyanuslar alev alev yanacak! dalgaların sesini kimse duyamayacak ! bir ben varım artık her şeyi durduracak yaşam artık elimde zamansa bir oyuncak!   ömür dediğin gül benim kanımdan olacak yaşamak için baktığı benim için doğacak ! bu şehir benim artık hiçbir ışık yanmayacak ! yanan tek alev benimki olacak !   duygusuz bir kin ve nefret olacak ! işte o gün yeni bir "ben" doğacak ! bakışlarım duygunun hakimi olacak demir kapıyı açan kahraman ben olabilirim ancak !   ışık dediğin artık gücümde kaybolacak ! karanlıkta görmek ateşimle olacak ! yaşamak bir umut, umutsa emrimdeki bir köle olacak ! parmaklarımda bir dünya yaşayacak !   topraktan bir alev su içmek için doğacak alevi söndüren yine "ben" olacak! alevimden başkası yanamayacak ! cayır cayır yanan gözleriniz kıskançlıktan kuduracak !   yolda rastladığınız dost sizi kurtaramayacak çünkü o da benim emrimdeki vahşi bir kurt olacak ! kabuslarınız sıyrılıp yeniden doğacak geceleri attığınız çığlıklar sizi kurtaramayacak!   vahşet için açılan gözler hep kanla susacak gözlerimde yanan ateş hepinizi kurutacak ! şehrimde ne düşman ne de dost barınacak gözlerimle yaktığım ateş sonunuz olacak !   ellerimi açtığımda gözlerin yanacak ve o ateşi söndüren asla olmayacak! avucumdaki bir çizgi hayatın olacak acınası hayatın elimde bir kukla olacak!   bu şehirde yıkılmadık taş girilmedik kalp kalmayacak! su püsküren ejderhalar yarışabi... Devamı

şiirler gelmeye devam ediyor =))

2007-05-16 16:34:00

GÜLÜCÜKTEN SEVGİLER Nasıl bir huzur olmak isterdim Nasıl bir sihirli değnek Dokunmadan değiştiren Bir nefes yada esinti Hani insanın düşünceleri uçar ya ************ Huzur olmak isterdim Bazen bir manzara bazen bir nota misali Sorun olmak isterdim Hani çözünce oh derya insan ************ Çocuğun olmak ebeveynliğin Kadının olmak erkekliğin Neşe olmak gülmenin Dostun olmak dertleşmenin Oyuncağın olmak oynamanın Zevkini Tattırmak için sana ,Ne kadar isterdim BİLEMEZSİN                               herrtelden Devamı

ARKADAŞLARIMDAN ŞİİRLER...

2007-05-16 16:21:00

NEHİRHaftalık olmuş aşklarım kime niye neden bilmeden yaşayıp gidiyorum sanki ayaklarımın altında durmaksızın akan bir nehir küçük kıpırtılar uyanıyor içimde çarpmayalı uzun zaman olmuş buzdan kalelerle çevrili dört yanım gariptir gözlerim yanıyor akıtamadığım yaşlar var ya da içime akan ne değişir ki geri dönüp baksakkalp atışlarım hızlanıyor sonu olmayan hüzün baharın ortasında güzdü belki yaşadığım yapraklarım dökülüyor bir kalp var umursamadığın  gölgene düşmüş bakışlarım ayak sesine aşina  gidişin sessiz olmalı tıpkı sevemeyişin gibi ELF                                                                                                            ... Devamı

fantastik/kurgu

2007-05-16 16:08:00

                                EKSEKLERİN DÜNYASI (BÖLÜM I) Minik Eksek kasabasında olağan bir gün başlangıcıydı. İnsanın içini ısıtan güneş trut ağaçları arasında kendini göstermeye başlamıştı. Güzel ankalar Vol şelalesinin kenarındaki trut meyvelerini yerken bir yandan da şarkı söylüyorlardı. Şarkıları Eksek kasabasının içlerine doğru ilerliyor ve saygıdeğer Ekseklerin mutlu bir şekilde uyanmalarını sağlıyordu. Eksekler dünyanın en çalışkan canlılarındandı. Karıncalar bile onların yaşam tarzlarını örnek alarak varlıklarını sürdürmenin yolunu bulmuşlardı. Bilgeliklerini asırlar boyunca sürdürdükleri “Altı Soy” geleneğinden elde ettikleri söylenirdi. Eski bir Eksek efsanesine göre zamanın başlangıcında her ırka altı değerli soy bahşedilmiştir. Bu altı değerli kişi ırkını korumak ve onlara örnek olmakla yükümlüdür. Efsaneye göre dünyayı kuraklığın ve açlığın kavurduğu bir zamanda pek çok ırk kendi değerli soylarını kaybetmiştir. Bu soylar öyle bir denge içindedir ki soylardan biri yok olduğunda diğer soyların da zaman içinde yok olması kaçınılmazdır. Yine efsanenin söylediğine göre Eksek soylarının sürmesinin nedeni Eksek ırkının şansındandır. Çünkü Eksekler diğer ırklardan çok daha uzun süre aç ve susuz kalabilir. Ayrıca Eksekler tarihlerinde hiç bir zaman saldırı savaşı yapmamış bir ırktı.   Savaştan uzak duran ve dünyanın sonu  için yaşayan bir ırktı. Tarih boyunca amaçları dünyanın sonunun geldiğini görmek ve o güne dek yok olmamaktı. Eksekler dünya yok olduğunda bütün canlıların huzura kavuşacağına inanıyorlardı. Diğer ırklar gibi dünyanın başına her hangi bir felaket gelmesinden korkmuyorlardı. Ancak asla dünyanın sonunu getirmek için uğraşmamışlardı. Çünkü Altı Soy’ ların söylediğine göre dünya ancak kendi zamanını doldurup yok olursa yaşamasına izin verdiği canlıların r... Devamı

sembolize...CONGOLOS...

2007-05-16 13:28:00

CONGOLOS       “İnsanların sizden nefret etmesi kadar berbat bir şey olamaz dünyada !” dedi yaratık. İnsanımsı bir vücuda sahipti. Oldukça iri görünüyordu ve gözleri kapkaraydı. “İnsanlar da her gün işlerine gidip işlerini yapmıyorlar mı ? Üstelik kendi ırklarına zarar vererek! Neymiş ; küplere tükürüyormuşum ! Bana acıyan var sanki !” Elinde siyah tarağıyla dolaşan Congolos; yerin birkaç kat altındandır. Zebani kabilesinden. İşini pek sevmez aslında ! “Diğerlerinin elinde mızrak , benim elimde tarak ! Benim ne farkım var ?” diye hayıflanır sürekli. İşini sevmemesine rağmen kabilesinin en çalışkan üyesidir. İşine gelince ; o kadar çok işi vardır ki !  Bunlardan birincisi ; yolda gördüğü insanlara basit sorular sorar. Amacı insanları karaya yöneltmektir. Sorulan basit soruların cevaplarında kara kelimesi geçmesi zorunludur. Aksi takdirde Congolos elindeki kara tarağıyla insana vurur ve onu öldürür. İkincisi ise; evlerin etrafında dolaşıp insanları tanıdıklarının sesiyle çağırıp onları kandırmaktır. Çağrılan kişi eğer uyanabilirse kurtulur. Uyanamazsa Congolos onu dondurmak zorundadır. Zorundadır çünkü bu görevi kendinden daha alt kattakilerden almıştır. Üçüncü ve en sevdiği görevi ise ; en tembel davranabildiği görevdir. Yani insanların göğüs kafeslerine oturmak. Eğer uyuyan kişi Congolos u fark edip başparmağını oynatabilirse; kurtulur. Ama eğer fark edemezse ölür. Tabi bu görevin aşamaları vardır. Örneğin bazen delikli olan eliyle insanın ağzını kapatır. Amaç belli değildir çünkü insan ölmez ! Ama emir alt katlardan gelmiştir , yapılabilecek bir şey yoktur. Ve en çok uyguladığı son görevi ağırlaşma görevidir. Bu görevde zayıf gördüğü bir insanın sırtına biner ve ona sorar ; “ağır mıyım ?” İnsanın o iri cüsseli yaratık karşısında  yapabilecek pek bir şeyi yoktur “evet” der. Aslında vermesi gereken yanıt “hayır”olmalıdır aksi takdirde sorusun... Devamı

savaş , barış , dünya üzerine...

2007-05-16 08:36:00

KANDIN DÜNYA !   Ve garip bir güneşle Doğan bir bebekle Gülen bir umutla Dönen bu dünya !   Nefret kin içinde Ve kın kesilmekte Denge çürümekte Savaşlar içinde Kıvranan dünya !   Ve kan bürümekte Silahlar içinde Bebek var beşikte Savaş bir eşikte Emekle dünya !   Zincir gerilmekte Asker üşümekte Ordu gemilerde Ve hedef ufukta !   Ufuk çizgilerle Belirli bir yerde Kan yürümekte Ağlayan dünya !   Halk erimekte Aç sefillerle Kirli emellerle Ve boş ümitlerle Kandın dünya !                                          ÇIRAK KALEM...... Devamı